Bir önceki yazımızda Ergonomi kavramını “kas iskelet sistemi hastalıkları” ile sınırlanmaması gerektiğini, genel kanının aksine İş Sağlığı ve Güvenliğinin (İSG) bir alt birimi olmayıp neredeyse kendisi olduğu üzerinde durmuştuk. https://www.linkedin.com/pulse/ergonomi-derken-aslinda-neyi-tarif-ediyoruz-dr-altan-koltan/

Bu yazıda minik ama cesur bir adım daha atalım; İSG kavramı daha çok “hayatta ve sağlıklı kalabilmeyi” çağrıştırken, Ergonomi çalışanların hayatta ve sağlıklı kalmaları ile yetinmeyerek yaşam kalitelerini artırmayı da hedefler.

Ergonomi kapsamı konusuna şimdilik yeter verelim. #ErgonomiProgramı nedir? Kısaca tanımlamak gerekirse; bir işletmede işyeri ve çalışana ait ergonomik ve psikososyal risklerin tespiti ve ölçümü sonrası gerekli mühendislik, tıbbi ve sosyal çözümlerin bir program sürecinde uygulandığı uzun erimli çalışmadır.

1) İşyerine ait riskler

İşyeri yönetim süreçleri
İş metodu ve yükü
Örgüt kültürü ve iklimi
İşyerinde beslenme
İşyerindeki eğitimlerin bilgi, tutum ve davranış değişikliği kazandırma düzeyi
İş kıyafetlerinin ergonomisi
İşyeri binası ve eklentilerinin ergonomisi
İş istasyonlarının ve süreçlerinin ergonomisi
Fiziksel, kimyasal ve biyolojik riskler
İşletmede bakım işlerinin planlı olup olmaması
Mola uygulamalarının yeterlilik düzeyi
Vb
2) Çalışana ait riskler:

İş dışı ek aktiviteler, kültürel yapı ve yaşam tarzı
Fiziksel ve zihinsel performans yeteneği
İş tecrübesi
Ruhsal yapı
Boy kilo dengesi
Doğumsal veya sonradan kazanılmış hastalıklar
Sigara, alkol, uyuşturucu madde kullanımı
Bireysel hijyen düzeyi
Yaş
Cinsiyet
Gebelik
Egzersiz, spor yapma alışkanlığı,
Vb
İşletmelerde kas iskelet sistemi hastalıklarını (KİSH) önlemek için yapılan tüm çalışmaları değerli bulmakla beraber sıklıkla gözlemlediğim bazı tespitlerimi dostça paylaşmak isterim;

A) Ergonomi çalışmalarına ne zaman başvuruluyor?

İşyeri Sağlık Birimi kayıtlarında KİSH ve bağlı işgünü kayıplarında artış,
Hastanelerden getirilen “ağır kaldırma, itme-çekme işleri yapması sakıncalıdır” vb raporlar,
KİSH nedenli Meslek Hastalığı başvurularına bağlı tıbbi/hukuki süreçler,
İşyeri Hekiminin görev yeri veya şeklinde değişiklik önerileri sonucu Üretim Sorumlularının yaşadıkları açmazlar,
“İş Müfettişleri bölgemizde, denetimlerde soruyorlarmış” duyumları,
Uluslararası denetleme kuruluşlarının denetimleri
Vb
B) İSG Kurullarında nasıl kararlar alınıyor?

O halde ergonomik risk analizi yapalım / yaptıralım,
Yüksek risk skorlarını düşürelim,
KİSH önleriz !


Şimdi de bu bölüme kadar ilgi ve sabır gösteren okuyucularımıza yukarıdaki görüntüye dikkatle bakmalarını isteyelim. Her biri birbirine bağlantılı minik kürecikler ve birbirleriyle olan bağlantıları ile vurgulamak istediğimiz konu ergonomi konusunda ilk başta sıraladığımız işyeri / çalışana ait riskler ve kendi içindeki ilişkilerini sade bir görsel ile anlatma gayretidir.

Böylesine karmaşık bir olguyu sadece risk analizi skorunu azaltıcı faaliyetler ile neden çözülemeyeceğini sıralayalım;

Çalışan insandır, standardize olmuş biyomekanik bir aksam değildir.
Aynı yaş, boy, kilo, cinsiyet, iş yükü, frekans vb özelliklerde dahi KİSH zorlanmaları açısından çok farklı sonuçlara maruz kalınabilir. Ergonomik riskler herkes için genel, etkilenimler ise bireyseldir.
İnsan kas iskelet sistemi mesai saatleri haricinde yaklaşık onaltı saatlik ek zorlanmalar ile karşı karşıyadır. Ergonomik uyku kalitesi açısından sorunlu bir çekyatta uzanıp tv seyrederken uyuyakalıp ertesi gün “bel ağrım var, kilitlendim” yakınmaları İşyeri Hekimleri için hiç te yabancı değildir.
Kas ve iskelet yapımız hergün yaşlanır ve maruz kaldığı tekrarlayıcı zorlanmaları bazen ağrı uyaranı göndermeden feci derecede gizli gizli biriktirebilme yeteneği vardır.
Pek konuşulmaz ama popüler ergonomik risk analizi metodolojilerinin ciddi güvenilirlik problemleri vardır.
Yöntemlerin uygulamalarında bireysel hatalar olabilmektedir.
Ağır kaldırma, taşıma vb işler yapılan bir bölümde risk skorları kabul edilebilir sınırda hesaplansa da o bölümde mesaiye kalmaları İşyeri Yönetimi tarafından engellenmedikçe üzücü yaralanmalar kapıdadır.
Kabul edilebilir risk skorları tartışmalı bir alandır. Başka bir alandan örnek vererek konuyu açalım. Ortam havasında kabul edilebilir sınırı 100 ppm olan Ksilenin yapılan ölçümlerde 90 ppm saptandığı durumda “matematiksel” olarak zararı yoktur. Halbuki sayısallaştırılmış değerler sadece bir ölçüdür. O ortamda çalışanlar kim ne derse desin Ksilene maruz kalmaktadırlar. KİSH için de bu geçerlidir.
Üretim akışına zarar vermeden riski azaltabilecek mühendislik önlemleri uzun, sıkıntılı veya pahalı arge çalışmaları gerektirebilir.
Çözüme yönelik Uygulamalı Ergonomi (#applied ergonomics) çalışmaları ne kadar başarılı olursa olsun, işçi ve bölüm yöneticilerinin günlük alışkanlıkları ve statükoyu koruma refleksleri nedeniyle yapılan iyileştirmeyi içselleştirme problemleri yaşanabilmektedir.
Ergonomik risk analizi yöntemleri doğaları gereği sağlıklı popülasyona göre skorlarını yüksek, orta vb olarak belirler. Risk analizine başladığınız gün çalışanlarınızın işletmenizden veya önceki işyerlerinden / hayatlarından getirdikleri gizil KİSH potansiyelleri perde arkasında sizi beklemektedir.
Analistler sadece sorunlu gördükleri veya şikayet gelen görevleri incelemekle yetinebiliyorlar. Halbuki işletmedeki tüm görevlerin kas gruplarına göre KİSH riskleri bilinmelidir. KİSH nedenli görev yeri değişiklikleri veya yeni işe başlayacak çalışanların bireysel KİSH risklerine göre görev yeri belirlenmesinde yegane kılavuzumuz budur oysa.
Hep gözardı edilen ve “bel ağrısı ile psikososyal risklerin ne alakası olur canım” denilen örgüt iklimi, örgütsel veya bireysel stres faktörleri KİSH nın önemli tetikleyicilerindendir. Kısa ve basitçe söylemek gerekirse artan stres hormonları nedeniyle kaslar esnekliğini kaybeder. Kan dolaşımı bozulurarak kasın beslenme ve dinlenme mekanizmalarını aksatıp ani sakatlanmalara yol açabilmektedir.
Risk analizlerinde bir seferde kaldırılan yükün ağırlığı, kaç kez yapıldığı vb değişkenler vardır ve olmalıdır. Ancak kişinin boy kilo indeksi dikkate alınmadığı için 24 saat boyunca vücudunda yıllarca taşıdığı/taşıyacağı fazla kilolar risk skorlarına malesef yansıyamaz.
Kasların yoğun çalışması veya ortam sıcaklığında artış vb nedenlerle bozulan nitrojen dengesini gözetmeyen, yapılan işin ağırlığına göre belirlenmeyen yemeklerin kalori düzeyleri işyeri beslenme pratikleri açısından önemli bir etkendir. Örneğin bir inşaat işçisinin günlük kalori ihtiyacı yaklaşık 4600 Kaloridir. İdeal işçi beslenmesinde öğle öğünü bu miktarın yarısını (2300 Kal) karşılamalıdır.
Risk skoru kabul edilebilir hesaplansa da verilen iş kıyafetlerinin yapılan işteki zorlanmaları artırabileceği göz ardı edilmemelidir. En ergonomik giysimiz derimizdir. Vücudumuz sabit duruştan harekete geçtiğinde yeterince esneyip sonra tekrar eski haline rahatlıkla döner. İş kıyafetleri de eğilme, uzanma veya taşıma gibi işler için gerekli esnekliği sağlayabilmelidir.
Daha eklenebilecek çok şey var ancak yazı çok uzadı,
Sonuç;

KİSH özelinde bir Ergonomi çalışması yapılacak ise amaç ve hedefler karışmamalıdır. Risk analiz ve değerlendirmeleri amaç değil sadece bir araçtır.

Amaç, İşyeri Sağlık Birimi kayıtlarında yeni KİSH oluşum hızını düşürmek ve KİSH olan çalışanların işlerini sürdürebilir / sağlıklı halde yapabilmelerini sağlamak olmalıdır.

Risk analizleri bizlere sadece işin katlanılabilir olup olmadığını, alınacak önlemler ve öncelik sıralamalarını bize söylerler. Bu yüzden hedefler bölümünde yer almalıdırlar.

Kısa zamanda olumlu sonuçlar beklenmemelidir. İşletme hacmine göre iki, üç yıllık uzun erimli planlar yapılmalıdır.

Yazımızı çok sevdiğim ve “Anadolu’dan ergonomi kokan deyişler” den bir tanesi ile bitirelim.

Herkese kolay gelsin.

Dr. Altan KOLTAN

İşyeri Hekimi

Kategoriler: Genel

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir